Sultan Abdülaziz

8 Şubat 1830’da doğan Osmanlı padişahı 25 Haziran 1861’de tahta geçerek 32.Osmanlı padişahı olmuştur. İyi bir güreşçi olan ve diğer spor dallarıyla da ilgili olan padişah aynı zamanda sanata da ilgi duyardı. Kendi besteleri olduğu bilinen padişahın rahat bir çocukluk geçirdiği ve iyi resim yaptığı da bir gerçektir. Öyle ki padişahlığı boyunca en çok önem verdiği şey olan donanmaya ısmarlanacak gemileri kendisinin çizdiği söylenmektedir.

Donanmayı zamanın en büyük 3. donanması olacak kadar geliştiren ve kara askerlerine de modern silahlar tahsis eden Abdülaziz Avrupa’nın birçok ülkesine ve Mısır’a geziler düzenlemiştir. Bu gezilerin amacını Avrupa ile yakınlaşmak ve Osmanlıyı modernleştirmek için yerinde gözlem yapmak olarak kabul edebiliriz. İtfaiye teşkilatı, tıbbiyeler ve Osmanlı Bankası bu dönemde kurulmuştur.

Tahta çıktıktan sonra Karadağ’da çıkan isyanı bastırmak için orduyu bölgeye yönlendirmiştir. 1862 ile 1866 yılları arasında Sırbistan’da çıkan ayaklanmalar sonucunda Osmanlı askerleri bölgeden çıkmak zorunda kalmışlardır.Mısır’ın özerkliği Abdülaziz döneminde genişletilmiş ve Girit Adası’da yavaş yavaş Osmanlının elinden çıkmaya başlamıştır.

Osmanlı topraklarında çıkan isyanlara karşı Avrupa’nın tutumu,ekonominin berbat bir halde olması ve Osmanlı Devleti’nin Avrupa’ya her durumda boyun eğmesi uzun süredir halk tarafından tepkiyle karşılanmaktaydı. Bunlardan rahatsız olan devletin ilerigelenleri ve Yeni Osmanlılar Cemiyeti tarzındaki örgütlenmeler 30 Mayıs 1876’da sarayı ablukaya aldılar. Bu ablukanın bir sonucu olarak Abdülaziz tahttan indirildi ve yerine 5. Murad getirildi.

Bu olaydan sonra Abdülaziz Feriye Sarayları’nda gözaltında tutulmaya başlandı. 4 Haziran günü bilekleri kesilmiş bir halde bulunan eski sultanın intihar edip etmediğine dair kesin bir kanıt yoktur.