5. Murad

21 Eylül 1840’ta İstanbul’da doğan 5. Murad 93 günlük saltanatı ile en kısa sürede padişahlık makamında bulunan Osmanoğlu olma ünvanını almıştır. Öğrenim hayatı boyunca Fransızca dersleri almış ve Mızıkayı Hümayun komutanından da piyono dersleri alarak musikiye olan bağlantısını ömür boyu koparmamıştır. Sultan Abdülaziz ile beraber Avrupa gezilerine çıkmıştır. Bu geziler sayesinde kültürel gelişimini olumlu yönde etkileyen deneyimler kazanmıştır.

30 Mayıs 1876 darbesiyle tahta geçen 5.  Murad akli dengesizlik emarelerini göstermeye daha ilk günlerden başlamıştır.Törenden korkup kaçması,denizin fazla dalgalı olması sebebiyle kayığa binmemesi,kendini sarayın havuzuna atmaya çalışması sadece birkaç örnektir.

4 Haziran’da eski sultan Abdülaziz’in intihar etmesi ve Hüseyin Avni Paşa’nın ve diğer devlet büyüklerinin bir toplantı esnasında Çerkes Hasan isimli bir subay tarafından adeta kurşuna dizilmeleri 5.Murad’ın psikolojisini iyice bozmuştur.Ömrü boyunca sanatla uğraşan ve rahat bir yaşam süren Murad’ın bu derecede vahşi olaylara şahit olması sonucunda kendini kaybetmiş ve adeta kilitlenerek gözlerini tavana dikmiş bir halde yatağında bulunmuştur. Padişahı tedavi edebilmek için her yol denenmiş fakat başarılı olunamamıştır. Bunun üzerine 31 Ağustos 1876 tarihinde tahttan indirilmiştir. Tahttan indirildikten bir süre sonra akıl sağlığı düzelmiş ve buna bağlı olarak halkın varolan diğer padişahları devirmemeleri için uzun süre gözetim altında yaşamıştır. Saltanatı bıraktıktan sonra 28 yıl daha yaşayan Murad bu süreyi Çırağan Sarayı’nda beste yaparak ve ailesiyle vakit geçirerek değerlendirmiştir. 29 Ağustos 1904’te vefat eden 33.Osmanlı padişahı Yeni Camii’ne gömülmüştür.